Ana Sayfa » MAKALELER » KONUŞMA BOZUKLUĞU

KONUŞMA BOZUKLUĞU

Konuşma Bozukluğu

Konuşma Bozukluğu

KONUŞMA BOZUKLUĞU

İletişimin ana dayanağı olarak görülen konuşmaların etkileşimde bulunduğu ortamlarla birlikte konuşma  sorunları görülmeye başlanabilmektedir. Konuşma bozuklukları etkileşim olarak bakıldığında fiziksel sorunlardan çok alışılagelmiş ya da ani gelişen arka planı olmayabilen olaylar ile ortaya çıkabilen sorunla olmaktadır. Özellikle algıların çok geniş bir bant seviyesinde olduğu erken konuşma dönemi için bu olayların derin etkilerinin olduğu söylenebilir.Konuşma bozuklukları ortaya çıktıkları an itibari ile sorun olarak görülmeli ve ciddiye alınmalıdır. Sebebi araştırılmalı, bilinen bir durum var ise bu durumu kişinin bir daha yaşamaması için önlem alınması gerekmektedir. Çünkü konuşma bozukluğu ortaya çıktığı an itibari ile geçici bir boyutta olabilme olasılığı yüksek olan problemlerdir. Henüz geçici bir yapıya sahip konuşma bozukluğu ortaya çıkış sebebi olan etkiye yakın bir olayla yeniden karşılaştığında yerleşen bir problem haline gelebilmektedir. Bu sebeple kişideki konuşma bozukluğu kişi çocuk ise bunu kendisine sorun yapmaması gerekmektedir. Tabi bu noktada ailenin rolü çok büyüktür. Aile bireyleri “çocuğum lütfen düzgün konuşsana” gibi uyarılarda bulunmamalıdır. Çünkü bu uyarılar konuşma bozukluğu problemini bilinçaltına kazıyan ve kişi tarafından sorun olarak görülmeye başlanmasına sebebiyet veren davranışlardır.

Söz gelimi değişken yapılarda olsa da, konuşma bozukluğu çeşitlerinden biri gözlemlenen bireylerde inişli çıkışlı durumlar görülmektedir. Fakat yükselen bir grafik çizen konuşma bozuklukları çocuklarda kekemelik maalesef giderek artan ve oturan sıkıntılardır. Konuşma bozuklukları hastalık gibi bir yapıya da sahip olmadıklarından hap tedavisi ya da türdeşlerinin konuşma bozukluklarına kesin olarak çözüm olmaları imkânsızdır. Antidepresan kullanımının yaygın olduğu konuşma bozukluğu tedavilerindeki amaç unutulmamalıdır ki yalnızca heyecanlı anlardaki sorunları azaltmaktan başka bir şey değildir.

Konuşma bozukluğu tedavisi yalnızca konuşma egzersizleriyle ve işitme kaybı yahut zeka geriliği gibi sorunları olmayan bireyler üzerinde yapılarak netice alınabilecek problemlerdir. Ancak kısa sürelerde çözüm aramak kekemelik tedavileri için yanlış bir beklenti olabilir. Çünkü yılların vermiş olduğu sıkıntılı yanlış konuşma alışkanlıkları 10-15 günde konuşma bozukluklarına son gibi ifadelerle son bulmamakta, aksine kişilerde bu vaatler hayal kırıklıklarına sebebiyet vermektedir. Konuşma bozukluğu ile ilgili sorunlar ancak bilinçli planlanmış uzun soluklu konuşma egzersizleri ile son bulabilmektedir.

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
Hilkat Ataman
09 Eylül 2014 - 19:31

Şükür bir konuşma bozukluğu yok şuan ama herhangi bir nedenle oluşursa tedavi için ne kadar sürede başvurmalıyım. İnsan birazcık evhamlı olunca merak ediyor ne olur ne olmaz.

Takifemi | Kekemer
16 Eylül 2014 - 15:51

[...] bozukluğu tedavisi mümkün olan bir akıcı konuşma bozukluğu olsa da bunun çaresi hastalık gibi ilaç tedavisine ihtiyaç duyan bir yapı olarak [...]

Kekemelik Merkezleri | Kekemer
16 Eylül 2014 - 15:54

[...] uzman kişilerce akıcı konuşma bozukluğu olarak bilinen kekemelik sorununa çare olan merkezler olarak tabir edilen kekemelik merkezleri [...]

dil terapisti | Kekemer
16 Eylül 2014 - 16:08

[...] sorunun ne zaman ortaya çıktığı bilgisi ile birlikte terapiye yönelik plan çıkartmaktadır. Konuşma bozukluğu yaşayan çocuğun tabi ki yaşı da büyük bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Yararlı [...]

Artikülasyon Tedavisi | Kekemer
16 Eylül 2014 - 16:15

[...] Artikülasyon bozukluğu ve artikülasyon tedavisi, birlikte değerlendirilirken konuşma bozukluğunun aile bireylerinin dahil olabileceği bir süreç dahilinde çözüm bulabileceği bilinmelidir. [...]

Konuşma Sorunları :
24 Eylül 2014 - 18:02

[...] Konuşma bozukluları yapısal olarak kişilerin iletişim ve ifade güçlüğü çekmelerine sebep olsalar da durum yalnızca görüldüğü gibi de değildir. Konuşma sorunu yaşayan bireylerde ifade güçlüğünden kaynaklanan özgüven eksikliği ve psikolojik buhranların yaşandığı dönemler ergenlik döneminden sonra ortaya çıkmaya başlamaktadır. Bu sorunların önüne geçmek için konuşma sorunlarını küçük yaşlarda önemsemek ve bu sıkıntılara ulaşmadan kişiliyi konuşma sorunlarından kurtarmak en ideal dönemde yapılacak en verimli süreçleri işlemekten geçmektedir. Küçük yaşlara ilgilenilen konuşma sorunlarını, tam anlamıyla detaylandırmak ve çocuklardaki konuşma sorunlarının kaynaklarına ulaşma yönünde atılacak bilimsel veriler eşliğinde konuşma sorunlarına yönelik ideal yöntemlerin seçimi sağlanmalıdır.  Konuşma sorunları kişiden kişiye değişik şekillerde görülen akıcı konuşma bozuklukları ya da harf hataları olarak görülebilirken bir de hiç anlaşılmayan konuşmalara sebebiyet veren dil tembelliği de konuşma sorunlarındandır. Dil tembelliği ise genelde işitme kaybının yaşandığı durumlarda daha belirgin şekilde görülmektedir. Hiç işitilmeyen seslerin dil tarafından nasıl çıkarılacağının bilinmemesi yahut bu seslerin nasıl çıkarılacağının hiç öğrenilmemiş olması ile görülen problemlerdir. Dil tembelliğinin görülen sesletim sıkıntılarını aşabilmek için her sesin çıkış noktalarının çocuk tarafından öğrenilmesine yönelik dil ve dudak egzersizlerinin yapılması gerekmektedir. [...]

{$footer_yazisi}